Bu ülkede uzun yıllar eski Türk Ceza Kanunu’nun 141-142 ve 163. maddeleri tartışma konusu oldu. Sözde “komünizme”, “ırk mülahazası ile bölücülüğe” ve “irticaya” karşı konmuş bu maddeler, Mussolini döneminin faşist İtalyan Ceza Kanunu’ndan alınmıştı ve zamanla daha da ağırlaştırılarak ülkenin düşünce ortamını karartmakta ve hertürlü demokratik örgütlenmeyi boğmakta kullanıldılar.
Kaldı ki bu ülkede, mevcut yasaları kaldırıp yerine herhangi bir demokratik ülkenin, örneğin Kanada’nın, Fransa’nın veya İsveç’in yasalarını toptan koysanız bile, bu ülkeyi demokratikleştirmeye yetmez. Çünkü bu ülkenin ne yasa yapan parlamenteri, ne yasayı uygulayan yargıcı-savcısı demokrasi ve özgürlüklere alışık değil. Türkiye’yi yönetenlerin zihniyeti çağdaş hukuk anlayışıyla barışık değil. Genareller-valiler, onbaşılar-bekçiler bir yana, en başta yasa adamlarının özgürlüğe tahammülü yok.
Bu anlayışı değiştirmekse Irak’ı değiştirmek kadar zor.
Kemal BURKAY
Yorum�Yorumlar yazan: THE CEMETERY — Haziran 30, 2007 @ 1:54 am
Hadi gülümse bulutlar gitsin
İşçiler iyi çalışsın,gülümse
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir,Akdeniz olur,gülümse.
Sazlarım vardı ırmaklarım vardı çok
Çakıl taşlarım vardıbenim
Ama sen başkasın anlıyor musun
Tut ki karnım acıktı,anneme küstüm
Tüm şehir bana küskün
Bir kedim bile yok anlıyor musun
İklim değişir,iklim değişir,Akdeniz olur,gülümse
KEMAL BURKAY
Yorum�Yorumlar yazan: esra — Haziran 30, 2007 @ 2:00 am
Yeni Türkü’nün söylediği mamak türküsü Kemal Burkay’ın bir şiiridir.Ne güzel şiirdir,ne güzel şarkıdır….
Geldiğimizde otlar yemyeşildi
Ve kuzeydeydi güneş
Kömür deposu boşaldı işte
Mamağa sonbahar geldi
Güneş altında tutsaklar
Geçen sonbahara bakıyorlar
Şirin mi şirin gecekondu evleri
Samsun asfaltında otomobiller
Ne güzeldir yollarda olmak şimdi
Ne güzeldir yollarda olmak şimdi.
Yorum�Yorumlar yazan: esra — Haziran 30, 2007 @ 2:19 am
Orsun ustunde ses
Ve kivilcim
Hep genclik cigliklari hatirlarim
Ayaklari ciplak, gogusleri yirtik
Yaralarima umut basmislar
Bir gulumseme gibi tasiyorlar
Kamci izlerini ve kederi
Hatirlarim
Daha dun gibi
Yuzyillar boyunca
Ezilenlerin seruvenini
Dallar suskun ve buruk
Kar turkuleri acili
Kogusumdan ve tel orgulerden ote
Diyarbakir sehri suskun
Ova kipirtisiz, daglar cok uzakta
Ve ben akkor bir ofkedeyim
Boyle her bahar yeseriyorsam
Kederi ve zehri yeniyorsam
Bir gulu buyutmek yok mu
$zbede
Kavgada
Sevdada varsam
Bir gulu buyutmek yok mu
Gecti ezilenlerin resmi gecidi
Yirminci yuzyilin kapisindan
Cigliklarda, agitlarla, marslarla
Seslerinde kavga ve kin
Ozlem ve sevda
Bir ofke gibi hatirlarim
Keskin dislerini efendilerin
Gulusleri, kamcilari, daragaclarini
Ben hincimi bin yillarca tasidim
Kavgamdan bir gul cikar
Bilirim
Kemal BURKAY
Yorum�Yorumlar yazan: gara — Haziran 30, 2007 @ 10:01 am
şair..rizgari adlı örgütün sorumlularından olan kişidir..bir kedim bile yok dizesi size sevimli gelse bile o dizeyle çok şey anlatmış sürgündeki kürttür..yürek adamıdır..hüzündür..dündür..
ama sen başkasın anlıyormusun,başkasın….
Yorum�Yorumlar yazan: sivilhayvan — Haziran 30, 2007 @ 10:05 am
Hani var ya dört başı mamur insanlar, işte onun gibi bir birey; çok yönlü bir kürt, eğitimci, hukukçu, siyasetçi, tarihçi, dilci, roman yazarı, şair, ironist, aktivist, toerisyen, federasyoncu, güler yüzlü sosyalizmin inşacısı, ulusal kurtuluşçu TİP Çabakçur Milletvekili Adayı, TİP’in başına geç önerisin karşın “Daha çok gencim” cevabıyla kabul etmeyen, Kesire’nin Babasının elini sıkmayan Özgürlük Yolu ekolün kurucusu, kürt siyasetindeki sosyal demokrat düşüncenin mimarı, PSK’nın lideri; şu anda siyaseti bırakıp kedisiyle uğraşan zat.
Yorum�Yorumlar yazan: mîrzelal — Haziran 30, 2007 @ 4:35 pm
Neredeyse 30 yaşındayken kürt alfabesini öğrenmiş ve kürtçe şiir,roman kitapları yazmıştır.
“Psikek mın ji tune.” (bir kedim bile yok)okunası bir şiirdir ayrıca Sezen Aksu sesinden dinlenesi bir beste.
Yorum�Yorumlar yazan: ÖzGe — Haziran 30, 2007 @ 5:20 pm
merhaba sevgili arkadaşlar;
Kemal Burkay ile ilgili sağlıklı bilgi vermek için yazıyorum. amacım Kemal Burkay ile ilgili kimi yanlışların düzeltilmesidir. yazı biraz uzun olacak, beni bağışlamanız dileğiyle…
Kemal Burkay’ın kısaca yaşam öyküsü
ve eserleri(*)
1937 yılında Kuzey Kürdistan’da, Dersim yöresinde, Mazgirt İlçesi’nin Dırban (Kızılkale) Köyü’nde doğdu.
Babası köy eğitmeniydi. İlkokulu babasının eğitmenlik yaptığı çevre köylerde ve kendi köyünde okudu. 1949 yılında Akçadağ Köy Enstitüsü’ne girdi. Orada ve Diyarbakır-Ergani’de köy enstitüsünü tamamladı ve 1955 yılında öğretmen oldu. İki yıl Van’ın Muradiye İlçesi Korsot köyünde, bir yıl da Ankara’nın Şereflikoçhisar İlçesi, Sarıyahşi Köyü’nde öğretmenlik yaptı.
1956 yılında Elazığ Lisesi’nde sınavlara girerek lise diploması da aldı ve aynı yıl Ankara Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Bir yandan öğretmenlik –daha sonra Tarım Bakanlığı’nda muhasebe memurluğu- yaparken yıl sonunda sınavlara girerek Ankara Hukuk Fakültesi’ni 1960 yılında bitirdi.
Erzurum’da askerlik, Elazığ’da kaymakamlık stajı ve Osmaniye’de kısa bir süre kaymakamlık yaptı. Ancak merkeze alındı ve ayrılarak 1964 yılında Elazığ’da serbest avukatlığa başladı. Daha sonra Tunceli’ye geçti.
Daha köy öğretmenliği yıllarında şiirler ve hikayeler yazdı. 1964 yılında ilk romanı “Yaşamanın Ötesinde” Vatan gazetesinde tefrika edildi. İlk şiir kitabı “Prangalar” 1967 yılında basıldı. 1965 yılında Elazığ’da “Çıra” adlı edebiyat dergisini çıkarıp yönetti.
1965 yılında Türkiye İşçi Partisi’ne üye oldu ve partinin Elazığ, Tunceli, Bingöl ve Erzincan illerinde örgütlenmesinde rol aldı. 1965 seçimlerinde yaşını büyüterek TİP’in Bingöl adayı oldu. 1968 yılında TİP Genel Yönetim Kurulu’na, bir yıl sonra ise Merkez Yürütme Kurulu’na seçildi. 1969 yılında TİP’in Tunceli adayı idi.
Tunceli’de “Ezilenler” adlı 15 günlük ve tek yapraklı siyasi bir gazete çıkardı.
1966 yılında “Yeni Akış” dergisinde çıkan bir yazısı yüzünden tutuklandı ve dört ay tutuklu kaldı. Yine siyasi çalışmaları yüzünden hakkında birçok davalar açıldı, 1969 ve 1971 yıllarında üç kez tutuklandı, işkence gördü.
12 Mart döneminde artan baskılar nedeniyle 1972 yılında yurt dışına çıktı; önce Suriye ve Lübnan’a, oradan Avrupa’ya gitti. Yurt dışında Kürt solcu ve yurtseverlerinin Cunta’ya karşı verdikleri mücadeleye katıldı, Ronahi dergisinde Türkçe ve Kürtçe yazdı.
1974 yılında çıkan af yasasının ardından ülkeye döndü, Ankara’da yine serbest avukatlığa başladı. Aynı yılın sonunda bir grup arkadaşıyla birlikte Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi’ni kurdu ve genel sekreterliğe seçildi. Parti doğal olarak illegaldi, gizlilik koşullarında çalışıyordu.
Burkay ve arkadaşları 1975 yılında Özgürlük Yolu dergisini, 1977 yılında ise, Kürtçe ve Türkçe dillerinde 15 günlük Roja Welat gazetesini çıkardılar. Derginin her sayısı 80-100 sayfa dolayında idi. Tirajı 5000’le başladı, 12.000’e kadar yükseldi. Roja Welat ise ancak 12 sayı çıkabildi ve tiraji 30-40 bin dolayında idi. Gerek dergi, gerek gazete önemli bir yankı yaptılar; hem yoğun baskılara yol açtılar, hem de Kürt halkının saflarında ulusal coşkunun ve sosyalist bilincin yükselmesini sağladılar.
Parti aynı yıllarda Özgürlük Yolu yayınlarını başlattı ve Kürt tarihine, diline, edebiyatına ve ulusal mücadeleye ilişkin olarak kültürel ve teorik nitelikte birçok eser yayınladı. Bunların bir bölümü Türkçe, bir bölümü ise Kürtçe dillerinde idiler.
Bu yayınlara yönelik olarak yoğun bir polis baskısı ve yargılamalar daha baştan varoldu ve giderek arttı. 1979 yılında ilan edilen sıkıyönetim onları tümden yasakladı.
PSK, bağımsız aday göstererek 1977 yılında Diyarbakır, 1979 yılında ise Ağrı belediye başkanlıklarını kazandı.
PSK’nın birinci Kongresi 1980 yılının başında Ankara’da gizlilik içinde toplandı. Kongrenin ertesinde Parti, ağırlaşan baskıları, yaklaşan faşist darbeyi göz önüne alarak, tedbir niteliğinde Burkay’ın yurt dışına çıkmasını kararlaştırdı. Aynı günlerde (Mart 1980) Partiye karşı Diyarbakır merkezli bir oparasyon başlatıldı ve bazı MK üyeleri dahil olmak üzere birçok kişi tutuklandı ve Burkay da aranır duruma düştü. Bu nedenle Burkay, Nisan 1980’de yurt dışına çıkarak yeniden Avrupa’ya geçti. Aynı yıl gerçekleşen 12 Eylül darbesi durumu daha da ağırlaştırdı.
O günden bu yana Burkay yurda dönemedi, İsveç’ten politik iltica aldı, çalışmalarını yurt dışında sürdürdü. Yurt dışında siyasi ve diplomatik çalışmalar nedeniyle pekçok ülkeyi dolaştı, görüşmeler yaptı, pekçok toplantı ve konferansa katılıp konuştu. Zaman zaman da Irak ve İran Kürdistanı’na gidip geldi.
Parti’nin yayın organı Özgürlük Yolu, Kürtçe adıyla (Riya Azadi) 1982 yılında yurt dışında Kürtçe ve Türkçe olarak yeniden yayın hayatına başladı. Burkay Riya Azadi’de, ayrıca KOMKAR’ın yayın organı Dengê Komkar’da ve Roja Nû’da, Sol Birlik Gazetesi ve TEVGER’in aynı adla çıkan yayın organında kendi adıyla ve değişik pekçok adla siyasi ve kültürel yazılar yazdı.
Şimdiye kadar Burkay’ın 30’a yakın kitabı, onlarca broşürü yayınlandı. Bunların bir bölümünü Türkçe bir bölümünü Kürtçe, bazılarını ise iki dilde birden kaleme aldı. Bazı eserleri yabancı dillere çevrildi. Bu eserlerin bir bölümü siyasi ve teorik nitelikte, bir bölümü ise dile ve tarihe ilişkin, ya da şiir, roman, öykü gibi edebi ürünlerdir.
——————————————————————————–
Burkay’ın şimdiye kadar yayımlanan edebi ve kültürel nitelikteki eserleri:
1- Yaşamanın Ötesinde; roman, Türkçe, 1964 yılında, Vatan gazetesinde tefrika edildi.
2- Prangalar; şiirler, Türkçe, 1967 yılında Ankara’da, Memleket Yayınları arasında basıldı.
3- Helbestên Kurdî (Kürtçe Şiirler); şiir, marş ve manzum fabller. 1974 yılında Almanya’da, “Ronahi Yayınları” arasında basıldı.
4- Dersim; şiirler, Türkçe, 1975 yılında Ankara’da Toplum Yayınları arasında basıldı.
5- Dehak’ın Sonu (Dawiya Dehak); manzum piyes, iki dilde (Kürtçe ve Türkçe). Önce Özgürlük Yolu dergisinde (1978, sayı: 37-38) yayınlandı. Daha sonra 1991 yılında İstanbul’da, Deng Yayınları arasında, Kürtçe ve Türkçesi birarada basıldı.
6- Alıko û Baz; Kürtçe, çocuk kitabı, öykü; 1988 yılında Stokholm’de, Roja Nu Yayınları arasında basıldı. Daha sonra Almanya’da Komkar Yayınları arasında “Aliko und Bussard” adıyla Almanca çevirisi yayınlandı.
7- Kürtçe Dil Dersleri (Dersên Zmanê Kurdî); “Baran” adıyla 1988 yılında Roja Nu Yayınları arasında basıldı. Daha sonra İstanbul’da Deng Yayınları arasında yeni baskıları yapıldı.
8- Özgürlük ve Yaşam (Azadî û Jîyan); Türkçe ve Kürtçe; Prangalar ve Dersim şiir kitaplarından yapılan bir seçme, Kürtçe çevirisiyle birlikte 1988 yılında Roja Nu Yayınları arasında basıldı. 1993 yılında İstanbul’da, Deng Yayınları arasında ikinci baskısı yapıldı.
9- Çarin (Rubailer); Kürtçe; 1992 yılında, Roja Nu Yayınları arasında basıldı. Daha sonra yenileri eklenerek ve Türkçeye de çevrilerek 1996 yılında İstanbul’da, Deng Yayınları arasında iki dilde ve birarada yayınlandı.
10- Geçmişten Bugüne Kürtler ve Kürdistan, Cilt-1; Kürdistan tarihi, coğrafyası ve Kürt edebiyatı ile ilgili araştırma, 544 sayfa, Türkçe, 1992 yılında İstanbul’da, Deng Yayınları arasında basıldı. Engellemelere rağmen şimdiye kadar dört baskı yaptı. Ayrıca Bulgarca ve Rumca’ya çevrilerek Bulgaristan’da ve Atina’da yayınlandı.
11- Yakılan Şiirin Türküsü; şiirler, Türkçe, 1993 yılında İstanbul’da Deng Yayınları arasında basıldı.
12- Berf Fedi Dıke (Kar Utanır); şiirler, Kürtçe, 1995 yılında İstanbul’da Deng Yayınları arasında basıldı.
13- Can Taşır Dicle; şiirler, Türkçe, 1998 yılında İstanbul’da, Deng Yayınları arasında basıldı.
14- Cin Çarpmış Toplum; 2003-Roja Nu yayınları.
15- Aç Adam ve Kaval; 2003-Roja Nu yayınları.
16- Baxçe; 2003-Roja Nu yayınları.
——————————————————————————–
Burkay’ın Türkçe ya da Kürtçeye
çevirdiği bazı eserler:
1- Kürt Çoban (Şıvanê Kurd); yazarı Ereb Şemo, Kürtçe Roman. Burkay bu eseri Kürtçe orijinalinden Türkçeye çevirdi, 1977 yılında İstanbul’da Özgürlük Yolu Yayınları arasında basıldı.
2- Memê Alan Destanı; Kürtçe destan, Roger Loscot’nun derlemesi. Burkay’ın Kürtçe orijinalinden çevirdiği bu eser 1977 yılında İstanbul’da, Özgürlük Yolu Yayınları arasında basıldı.
3- Dağ Çiçekleri (Kulîlkên Çiya); Eskerê Boyik’in şiirleri. Burkay’ın Kürtçeden Türkçeye çevirdiği bu şiirler 1979 yılında İstanbul’da, Özgürlük Yolu Yayınları arasında basıldı.
4- William Tell; Katharina Scherman’ın eseri. Burkay’ın İngilizcesinden Kürtçeye çevirdiği bu çocuk kitabı 1993 yılında Roja Nu Yayınları arasında basıldı.
Burkay geçmişte Türk edebiyat dergilerinde ve gazetelerde (Varlık, Dost, Papirüs, Yarına Doğru, Sesimiz, Yeni Toplum vb.) yine Kürt sol ve yurtsever kesimlerince çıkarılan, bazısını da kendisinin yönettiği dergi ve gazetelerde ( Çıra, Yeni Akış, Ezilenler, Ronahi, Özgürlük Yolu (Riya Azadi), Roja Welat, Roja Nu, Dengê Komkar, Sol Birlik, Tevger, Özgür Gelecek, Deng, haftalık Azadi, Ronahi, Hêvi, Roja Teze, 15 günlük Dema Nû vb) -bir bölümü değişik isimlerle- edebi, siyasi ve teorik nitelikte yazılar yazdı. Bu yazıların bir bölümü yine değişik isimlerle kitap halinde de yayınlandı, ki Burkay bunların bazısını –sözkonusu isimleri hala kullandığı için- şu anda açıklamayı uygun bulmuyor.
Burkay’ın eserlerinin bazısı ise, ne yazık ki, kaç-göç arasında kayboldu. Bunlar arasında bir piyes, bir radyofonik oyun, antoloji olarak yayınlanmak üzere 20 kadar Türk şairinden Kürtçeye yapılmış çeviriler, yine La Fontaine’den Kürtçeye çevrilmiş 60 kadar şiir vardı.
Burkay’ın şiirlerinin bazıları İngilizce, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Bulgarca, Rumca, Arapça ve Farsça dillerine çevrilip dergilerde yayınlandı, ya da antolojilerde yer aldı. Prangalar ve Dersim’den yapılan bir seçme ise Almanca’ya çevrilerek “Helin” adıyla, 1993 yılında Almanya’da, Komkar Yayınları arasında basıldı.
——————————————————————————–
Burkay’ın kimi teorik ve siyasal nitelikteki eserleri:
1- Türkiye Şartlarında Kürt Halkının Kurtuluş Mücadelesi; inceleme-araştırma, Türkçe, 1973 yılında Almanya’da, Ronahi yayınları arasında, “Hıdır Murat” adıyla yayınlandı. Burkay’ın Kürt sorununa ilişkin temel görüşlerinin derli-toplu biçimde ilk ifade edildiği eser.
2- Milli Demokratik Devrim; teorik çalışma, Türkçe, Ronahi Yayınları, 1973, Almanya.
3- Sosyal Emperyalizm Sorunu ve Türkiye’de Maocu Akım; teorik çalışma, Özgürlük Yolu Yayınları, 1976, Ankara.
4- Milli Mesele ve Doğu’da Feodalite-Aşiret; inceleme, Türkçe, 1976 yılında Ankara’da Özgürlük Yolu Yayınları arasında, yazar adı “C. Aladağ” olarak basıldı. Daha sonra yurt dışında Komkar yayınları arasında ve adında “Doğu” yerine Kürdistan kullanılarak ikinci kez basıldı.
5- Kürdistan’ın Sömürgeleşmesi ve Kürt Ulusal Hareketleri; inceleme, Türkçe, 1978’de Ankara’da, Özgürlük Yolu Yayınları arasında, yazar adı C. Aladağ olarak basıldı. Daha sonra yurt dışında Burkay’ın kendi adıyla yeni baskısı yapıldı.
6- Emperyalizm ve Kültür; teorik çalışma, 1978 yılında Ankara’da, TÖB-DER Yayınları arasında basıldı.
7- Devrimcilik mi Terörizm mi? PKK Üzerine bir inceleme, Türkçe, Özgürlük Yolu Yayınları, 1984, Avrupa.
8- Kürt Sorunu, Barış, Demokrasi; Deng dergisinde ve Azadi gazetesinde Ali Dicleli adıyla yayınlanan yazılar. Yine aynı isimle, 1995 yılında Deng Yayınları arasında basıldı.
9- Seçme Yazılar, Cilt-1; Deng Yayınları, 1995-İstanbul.
10- Seçme Yazılar, Cilt-2; Deng Yayınları, 1996-İstanbul.
——————————————————————————–
Burkay’ın broşür halinde yayınlanan ürünlerinin bir bölümü ise şunlar:
1- Küçük Burjuva Sapmaları ve Tutarlı Sosyalist Politika; 1979, Roj Yayınları.
2- 14 Ekim Seçimlerinde Kitlelere Gerçek Kurtuluş Yolunu Gösterelim; 1979, Roj yayınları.
3- Sosyalist Ahlak Üzerine; 1988, TKSP Yayınları.
4- Devrimci Demokratlar Üzerine ve UDG Neden Hayata Geçmedi; 1981, Özgürlük Yolu Yayınları;
5- İran ve İran Kürdistanı devrimi, 1982, TKSP Yayınları;
6- Parti Üzerine; 1982, TKSP Yayınları;
7- Parti Militani İçin, 1988, TKSP Yayınları;
8- TKSP – İlkeleri, Mücadele Anlayışı; 1988, TKSP Yayınları.
9- TKSP Yurt Dışı Konferansı Tezleri; 1989, TKSP Yayınları.
10- Kadın Sorunu; 1996, Deng Yayınları, İstanbul.
11- Din ve Siyaset; 1996, Deng Yayınları, İstanbul.
12- 25 Yıl – İlkeli, Uzun Soluklu Bir Mücadele, 1999-Köln, PSK Yayınları
13- PSK ne diyor, ne istiyor? 2003-Roja Nu yayınları.
Bunlardan ayrı olarak Burkay anılarını da yazdı. Ekleriyle birlikte yaklaşık dört cilt tutan anıların birinci cildi “Anılar-Belgeler, Cilt-1″ adıyla, Kasım 2001’de, Roja Nu, yuntiçinde ise DENG yayınları arasında basıldı.
Adım Adım Özgür Kürdistan/gezi-gözlem, mart 2006′da DENG YAyınları tarafından basıldı.
Burkay, 1964 yılında evlendi ve ilk eşinden 1974 yılında ayrıldı. 1976 yılında ikinci kez evlendi. Dördü kız, biri erkek beş çocuğu var.
Sevgili Baran
Bana benzemiş gibisin
Sözünün eri ve afacan
Büyüyünce
Belki köylü mahçupluğu olmayacak sende
Belki sen ozan olmayacaksın
Ve devrim işi uzun sürerse eğer
Eğer görüşemezsek
Ve yine beni merak edersen
Bizim oralara git
Aylardan mayıssa otlar diz boyudur
Koca badem çiçeğe donanmıştır
Sorsan anlatır beni
Hem benim çocukluğumu bilir o, hem dedeminkini
Cevizlere gelince onlar hep öyledirler
Bir sincap gibi dolaşırdım aralarında
Boğumları, dalcıkları bir bir aklımda
Onlarda unutmuş olamaz
Niceydi çocukluk türkülerim, düşlerim
Sorarsan anlatırlar
Sıkılınca dere boyuna in, otlara uzan
Ama sakın kurbağalara taş atma
Biz çocukken sevdiklerimizin canını yakardık
Sen yakma
Bizim oranın bulutlarını
Bilsen ne çok özledim
Gökyüzü de hani pırıl pırıldır
Ve geceleri yıldızlar
Taze balık gibi cıvıl cıvıldır
Ateş böcekleri gönderirler çocuklara
Ama bir sağanak bastırırsa derede oyalanma
Az sonra bir sel geçer yıldırım hızıyla
Yağmur sonu ne güzel kokar toprak
Dilersen yürü meşeliklere
Bir sümbül kopar, kelebekler nasıl uçar bak
Dilersen Sava’nın yolunu tut
Serin yel terlerini kurutur
Sevgili baran
Sen büyüyünce belki koca badem ölmüş olacak
Ama arılar yine olacak başka bademlerin üzerinde
Yaşlı cevizlerimizi de öldürmezlerse eğer
Ve boynu nasırlı dardağan ağaçlarını
Beni sana anlatacak bulunur
Ama onları yok etsene faşizm
Söğütler yine dal sürer
Nevroz çiçeği yine dal sürer topraktan
Belki geceleri harman makinalarının sesi
Artık duyulmayacak
Ve akşamları işten dönerken
Sevda ve yiğitlik üstüne
Eski hazin şarkılar olmayacak
Elbet şen, şakrak ve gür
Zafer havaları çalacak sizinkiler
Kemal Burkay
Yorum�Yorumlar yazan: ruzgarbarancan — Temmuz 14, 2007 @ 9:30 am
Aman, 301’i değiştirmeyin!
Bu ülkede uzun yıllar eski Türk Ceza Kanunu’nun 141-142 ve 163. maddeleri tartışma konusu oldu. Sözde “komünizme”, “ırk mülahazası ile bölücülüğe” ve “irticaya” karşı konmuş bu maddeler, Mussolini döneminin faşist İtalyan Ceza Kanunu’ndan alınmıştı ve zamanla daha da ağırlaştırılarak ülkenin düşünce ortamını karartmakta ve hertürlü demokratik örgütlenmeyi boğmakta kullanıldılar.
Kaldı ki bu ülkede, mevcut yasaları kaldırıp yerine herhangi bir demokratik ülkenin, örneğin Kanada’nın, Fransa’nın veya İsveç’in yasalarını toptan koysanız bile, bu ülkeyi demokratikleştirmeye yetmez. Çünkü bu ülkenin ne yasa yapan parlamenteri, ne yasayı uygulayan yargıcı-savcısı demokrasi ve özgürlüklere alışık değil. Türkiye’yi yönetenlerin zihniyeti çağdaş hukuk anlayışıyla barışık değil. Genareller-valiler, onbaşılar-bekçiler bir yana, en başta yasa adamlarının özgürlüğe tahammülü yok.
Bu anlayışı değiştirmekse Irak’ı değiştirmek kadar zor.
Kemal BURKAY
Yorum�Yorumlar yazan: THE CEMETERY — Haziran 30, 2007 @ 1:54 am
Hadi gülümse bulutlar gitsin
İşçiler iyi çalışsın,gülümse
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir,Akdeniz olur,gülümse.
Sazlarım vardı ırmaklarım vardı çok
Çakıl taşlarım vardıbenim
Ama sen başkasın anlıyor musun
Tut ki karnım acıktı,anneme küstüm
Tüm şehir bana küskün
Bir kedim bile yok anlıyor musun
İklim değişir,iklim değişir,Akdeniz olur,gülümse
KEMAL BURKAY
Yorum�Yorumlar yazan: esra — Haziran 30, 2007 @ 2:00 am
Yeni Türkü’nün söylediği mamak türküsü Kemal Burkay’ın bir şiiridir.Ne güzel şiirdir,ne güzel şarkıdır….
Geldiğimizde otlar yemyeşildi
Ve kuzeydeydi güneş
Kömür deposu boşaldı işte
Mamağa sonbahar geldi
Güneş altında tutsaklar
Geçen sonbahara bakıyorlar
Şirin mi şirin gecekondu evleri
Samsun asfaltında otomobiller
Ne güzeldir yollarda olmak şimdi
Ne güzeldir yollarda olmak şimdi.
Yorum�Yorumlar yazan: esra — Haziran 30, 2007 @ 2:19 am
BIR GULU BUYUTMEK YOK MU
Orsun ustunde ses
Ve kivilcim
Hep genclik cigliklari hatirlarim
Ayaklari ciplak, gogusleri yirtik
Yaralarima umut basmislar
Bir gulumseme gibi tasiyorlar
Kamci izlerini ve kederi
Hatirlarim
Daha dun gibi
Yuzyillar boyunca
Ezilenlerin seruvenini
Dallar suskun ve buruk
Kar turkuleri acili
Kogusumdan ve tel orgulerden ote
Diyarbakir sehri suskun
Ova kipirtisiz, daglar cok uzakta
Ve ben akkor bir ofkedeyim
Boyle her bahar yeseriyorsam
Kederi ve zehri yeniyorsam
Bir gulu buyutmek yok mu
$zbede
Kavgada
Sevdada varsam
Bir gulu buyutmek yok mu
Gecti ezilenlerin resmi gecidi
Yirminci yuzyilin kapisindan
Cigliklarda, agitlarla, marslarla
Seslerinde kavga ve kin
Ozlem ve sevda
Bir ofke gibi hatirlarim
Keskin dislerini efendilerin
Gulusleri, kamcilari, daragaclarini
Ben hincimi bin yillarca tasidim
Kavgamdan bir gul cikar
Bilirim
Kemal BURKAY
Yorum�Yorumlar yazan: gara — Haziran 30, 2007 @ 10:01 am
şair..rizgari adlı örgütün sorumlularından olan kişidir..bir kedim bile yok dizesi size sevimli gelse bile o dizeyle çok şey anlatmış sürgündeki kürttür..yürek adamıdır..hüzündür..dündür..
ama sen başkasın anlıyormusun,başkasın….
Yorum�Yorumlar yazan: sivilhayvan — Haziran 30, 2007 @ 10:05 am
Hani var ya dört başı mamur insanlar, işte onun gibi bir birey; çok yönlü bir kürt, eğitimci, hukukçu, siyasetçi, tarihçi, dilci, roman yazarı, şair, ironist, aktivist, toerisyen, federasyoncu, güler yüzlü sosyalizmin inşacısı, ulusal kurtuluşçu TİP Çabakçur Milletvekili Adayı, TİP’in başına geç önerisin karşın “Daha çok gencim” cevabıyla kabul etmeyen, Kesire’nin Babasının elini sıkmayan Özgürlük Yolu ekolün kurucusu, kürt siyasetindeki sosyal demokrat düşüncenin mimarı, PSK’nın lideri; şu anda siyaseti bırakıp kedisiyle uğraşan zat.
Yorum�Yorumlar yazan: mîrzelal — Haziran 30, 2007 @ 4:35 pm
Neredeyse 30 yaşındayken kürt alfabesini öğrenmiş ve kürtçe şiir,roman kitapları yazmıştır.
“Psikek mın ji tune.” (bir kedim bile yok)okunası bir şiirdir ayrıca Sezen Aksu sesinden dinlenesi bir beste.
Yorum�Yorumlar yazan: ÖzGe — Haziran 30, 2007 @ 5:20 pm
merhaba sevgili arkadaşlar;
Kemal Burkay ile ilgili sağlıklı bilgi vermek için yazıyorum. amacım Kemal Burkay ile ilgili kimi yanlışların düzeltilmesidir. yazı biraz uzun olacak, beni bağışlamanız dileğiyle…
Kemal Burkay’ın kısaca yaşam öyküsü
ve eserleri(*)
1937 yılında Kuzey Kürdistan’da, Dersim yöresinde, Mazgirt İlçesi’nin Dırban (Kızılkale) Köyü’nde doğdu.
Babası köy eğitmeniydi. İlkokulu babasının eğitmenlik yaptığı çevre köylerde ve kendi köyünde okudu. 1949 yılında Akçadağ Köy Enstitüsü’ne girdi. Orada ve Diyarbakır-Ergani’de köy enstitüsünü tamamladı ve 1955 yılında öğretmen oldu. İki yıl Van’ın Muradiye İlçesi Korsot köyünde, bir yıl da Ankara’nın Şereflikoçhisar İlçesi, Sarıyahşi Köyü’nde öğretmenlik yaptı.
1956 yılında Elazığ Lisesi’nde sınavlara girerek lise diploması da aldı ve aynı yıl Ankara Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Bir yandan öğretmenlik –daha sonra Tarım Bakanlığı’nda muhasebe memurluğu- yaparken yıl sonunda sınavlara girerek Ankara Hukuk Fakültesi’ni 1960 yılında bitirdi.
Erzurum’da askerlik, Elazığ’da kaymakamlık stajı ve Osmaniye’de kısa bir süre kaymakamlık yaptı. Ancak merkeze alındı ve ayrılarak 1964 yılında Elazığ’da serbest avukatlığa başladı. Daha sonra Tunceli’ye geçti.
Daha köy öğretmenliği yıllarında şiirler ve hikayeler yazdı. 1964 yılında ilk romanı “Yaşamanın Ötesinde” Vatan gazetesinde tefrika edildi. İlk şiir kitabı “Prangalar” 1967 yılında basıldı. 1965 yılında Elazığ’da “Çıra” adlı edebiyat dergisini çıkarıp yönetti.
1965 yılında Türkiye İşçi Partisi’ne üye oldu ve partinin Elazığ, Tunceli, Bingöl ve Erzincan illerinde örgütlenmesinde rol aldı. 1965 seçimlerinde yaşını büyüterek TİP’in Bingöl adayı oldu. 1968 yılında TİP Genel Yönetim Kurulu’na, bir yıl sonra ise Merkez Yürütme Kurulu’na seçildi. 1969 yılında TİP’in Tunceli adayı idi.
Tunceli’de “Ezilenler” adlı 15 günlük ve tek yapraklı siyasi bir gazete çıkardı.
1966 yılında “Yeni Akış” dergisinde çıkan bir yazısı yüzünden tutuklandı ve dört ay tutuklu kaldı. Yine siyasi çalışmaları yüzünden hakkında birçok davalar açıldı, 1969 ve 1971 yıllarında üç kez tutuklandı, işkence gördü.
12 Mart döneminde artan baskılar nedeniyle 1972 yılında yurt dışına çıktı; önce Suriye ve Lübnan’a, oradan Avrupa’ya gitti. Yurt dışında Kürt solcu ve yurtseverlerinin Cunta’ya karşı verdikleri mücadeleye katıldı, Ronahi dergisinde Türkçe ve Kürtçe yazdı.
1974 yılında çıkan af yasasının ardından ülkeye döndü, Ankara’da yine serbest avukatlığa başladı. Aynı yılın sonunda bir grup arkadaşıyla birlikte Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi’ni kurdu ve genel sekreterliğe seçildi. Parti doğal olarak illegaldi, gizlilik koşullarında çalışıyordu.
Burkay ve arkadaşları 1975 yılında Özgürlük Yolu dergisini, 1977 yılında ise, Kürtçe ve Türkçe dillerinde 15 günlük Roja Welat gazetesini çıkardılar. Derginin her sayısı 80-100 sayfa dolayında idi. Tirajı 5000’le başladı, 12.000’e kadar yükseldi. Roja Welat ise ancak 12 sayı çıkabildi ve tiraji 30-40 bin dolayında idi. Gerek dergi, gerek gazete önemli bir yankı yaptılar; hem yoğun baskılara yol açtılar, hem de Kürt halkının saflarında ulusal coşkunun ve sosyalist bilincin yükselmesini sağladılar.
Parti aynı yıllarda Özgürlük Yolu yayınlarını başlattı ve Kürt tarihine, diline, edebiyatına ve ulusal mücadeleye ilişkin olarak kültürel ve teorik nitelikte birçok eser yayınladı. Bunların bir bölümü Türkçe, bir bölümü ise Kürtçe dillerinde idiler.
Bu yayınlara yönelik olarak yoğun bir polis baskısı ve yargılamalar daha baştan varoldu ve giderek arttı. 1979 yılında ilan edilen sıkıyönetim onları tümden yasakladı.
PSK, bağımsız aday göstererek 1977 yılında Diyarbakır, 1979 yılında ise Ağrı belediye başkanlıklarını kazandı.
PSK’nın birinci Kongresi 1980 yılının başında Ankara’da gizlilik içinde toplandı. Kongrenin ertesinde Parti, ağırlaşan baskıları, yaklaşan faşist darbeyi göz önüne alarak, tedbir niteliğinde Burkay’ın yurt dışına çıkmasını kararlaştırdı. Aynı günlerde (Mart 1980) Partiye karşı Diyarbakır merkezli bir oparasyon başlatıldı ve bazı MK üyeleri dahil olmak üzere birçok kişi tutuklandı ve Burkay da aranır duruma düştü. Bu nedenle Burkay, Nisan 1980’de yurt dışına çıkarak yeniden Avrupa’ya geçti. Aynı yıl gerçekleşen 12 Eylül darbesi durumu daha da ağırlaştırdı.
O günden bu yana Burkay yurda dönemedi, İsveç’ten politik iltica aldı, çalışmalarını yurt dışında sürdürdü. Yurt dışında siyasi ve diplomatik çalışmalar nedeniyle pekçok ülkeyi dolaştı, görüşmeler yaptı, pekçok toplantı ve konferansa katılıp konuştu. Zaman zaman da Irak ve İran Kürdistanı’na gidip geldi.
Parti’nin yayın organı Özgürlük Yolu, Kürtçe adıyla (Riya Azadi) 1982 yılında yurt dışında Kürtçe ve Türkçe olarak yeniden yayın hayatına başladı. Burkay Riya Azadi’de, ayrıca KOMKAR’ın yayın organı Dengê Komkar’da ve Roja Nû’da, Sol Birlik Gazetesi ve TEVGER’in aynı adla çıkan yayın organında kendi adıyla ve değişik pekçok adla siyasi ve kültürel yazılar yazdı.
Şimdiye kadar Burkay’ın 30’a yakın kitabı, onlarca broşürü yayınlandı. Bunların bir bölümünü Türkçe bir bölümünü Kürtçe, bazılarını ise iki dilde birden kaleme aldı. Bazı eserleri yabancı dillere çevrildi. Bu eserlerin bir bölümü siyasi ve teorik nitelikte, bir bölümü ise dile ve tarihe ilişkin, ya da şiir, roman, öykü gibi edebi ürünlerdir.
——————————————————————————–
Burkay’ın şimdiye kadar yayımlanan edebi ve kültürel nitelikteki eserleri:
1- Yaşamanın Ötesinde; roman, Türkçe, 1964 yılında, Vatan gazetesinde tefrika edildi.
2- Prangalar; şiirler, Türkçe, 1967 yılında Ankara’da, Memleket Yayınları arasında basıldı.
3- Helbestên Kurdî (Kürtçe Şiirler); şiir, marş ve manzum fabller. 1974 yılında Almanya’da, “Ronahi Yayınları” arasında basıldı.
4- Dersim; şiirler, Türkçe, 1975 yılında Ankara’da Toplum Yayınları arasında basıldı.
5- Dehak’ın Sonu (Dawiya Dehak); manzum piyes, iki dilde (Kürtçe ve Türkçe). Önce Özgürlük Yolu dergisinde (1978, sayı: 37-38) yayınlandı. Daha sonra 1991 yılında İstanbul’da, Deng Yayınları arasında, Kürtçe ve Türkçesi birarada basıldı.
6- Alıko û Baz; Kürtçe, çocuk kitabı, öykü; 1988 yılında Stokholm’de, Roja Nu Yayınları arasında basıldı. Daha sonra Almanya’da Komkar Yayınları arasında “Aliko und Bussard” adıyla Almanca çevirisi yayınlandı.
7- Kürtçe Dil Dersleri (Dersên Zmanê Kurdî); “Baran” adıyla 1988 yılında Roja Nu Yayınları arasında basıldı. Daha sonra İstanbul’da Deng Yayınları arasında yeni baskıları yapıldı.
8- Özgürlük ve Yaşam (Azadî û Jîyan); Türkçe ve Kürtçe; Prangalar ve Dersim şiir kitaplarından yapılan bir seçme, Kürtçe çevirisiyle birlikte 1988 yılında Roja Nu Yayınları arasında basıldı. 1993 yılında İstanbul’da, Deng Yayınları arasında ikinci baskısı yapıldı.
9- Çarin (Rubailer); Kürtçe; 1992 yılında, Roja Nu Yayınları arasında basıldı. Daha sonra yenileri eklenerek ve Türkçeye de çevrilerek 1996 yılında İstanbul’da, Deng Yayınları arasında iki dilde ve birarada yayınlandı.
10- Geçmişten Bugüne Kürtler ve Kürdistan, Cilt-1; Kürdistan tarihi, coğrafyası ve Kürt edebiyatı ile ilgili araştırma, 544 sayfa, Türkçe, 1992 yılında İstanbul’da, Deng Yayınları arasında basıldı. Engellemelere rağmen şimdiye kadar dört baskı yaptı. Ayrıca Bulgarca ve Rumca’ya çevrilerek Bulgaristan’da ve Atina’da yayınlandı.
11- Yakılan Şiirin Türküsü; şiirler, Türkçe, 1993 yılında İstanbul’da Deng Yayınları arasında basıldı.
12- Berf Fedi Dıke (Kar Utanır); şiirler, Kürtçe, 1995 yılında İstanbul’da Deng Yayınları arasında basıldı.
13- Can Taşır Dicle; şiirler, Türkçe, 1998 yılında İstanbul’da, Deng Yayınları arasında basıldı.
14- Cin Çarpmış Toplum; 2003-Roja Nu yayınları.
15- Aç Adam ve Kaval; 2003-Roja Nu yayınları.
16- Baxçe; 2003-Roja Nu yayınları.
——————————————————————————–
Burkay’ın Türkçe ya da Kürtçeye
çevirdiği bazı eserler:
1- Kürt Çoban (Şıvanê Kurd); yazarı Ereb Şemo, Kürtçe Roman. Burkay bu eseri Kürtçe orijinalinden Türkçeye çevirdi, 1977 yılında İstanbul’da Özgürlük Yolu Yayınları arasında basıldı.
2- Memê Alan Destanı; Kürtçe destan, Roger Loscot’nun derlemesi. Burkay’ın Kürtçe orijinalinden çevirdiği bu eser 1977 yılında İstanbul’da, Özgürlük Yolu Yayınları arasında basıldı.
3- Dağ Çiçekleri (Kulîlkên Çiya); Eskerê Boyik’in şiirleri. Burkay’ın Kürtçeden Türkçeye çevirdiği bu şiirler 1979 yılında İstanbul’da, Özgürlük Yolu Yayınları arasında basıldı.
4- William Tell; Katharina Scherman’ın eseri. Burkay’ın İngilizcesinden Kürtçeye çevirdiği bu çocuk kitabı 1993 yılında Roja Nu Yayınları arasında basıldı.
Burkay geçmişte Türk edebiyat dergilerinde ve gazetelerde (Varlık, Dost, Papirüs, Yarına Doğru, Sesimiz, Yeni Toplum vb.) yine Kürt sol ve yurtsever kesimlerince çıkarılan, bazısını da kendisinin yönettiği dergi ve gazetelerde ( Çıra, Yeni Akış, Ezilenler, Ronahi, Özgürlük Yolu (Riya Azadi), Roja Welat, Roja Nu, Dengê Komkar, Sol Birlik, Tevger, Özgür Gelecek, Deng, haftalık Azadi, Ronahi, Hêvi, Roja Teze, 15 günlük Dema Nû vb) -bir bölümü değişik isimlerle- edebi, siyasi ve teorik nitelikte yazılar yazdı. Bu yazıların bir bölümü yine değişik isimlerle kitap halinde de yayınlandı, ki Burkay bunların bazısını –sözkonusu isimleri hala kullandığı için- şu anda açıklamayı uygun bulmuyor.
Burkay’ın eserlerinin bazısı ise, ne yazık ki, kaç-göç arasında kayboldu. Bunlar arasında bir piyes, bir radyofonik oyun, antoloji olarak yayınlanmak üzere 20 kadar Türk şairinden Kürtçeye yapılmış çeviriler, yine La Fontaine’den Kürtçeye çevrilmiş 60 kadar şiir vardı.
Burkay’ın şiirlerinin bazıları İngilizce, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Bulgarca, Rumca, Arapça ve Farsça dillerine çevrilip dergilerde yayınlandı, ya da antolojilerde yer aldı. Prangalar ve Dersim’den yapılan bir seçme ise Almanca’ya çevrilerek “Helin” adıyla, 1993 yılında Almanya’da, Komkar Yayınları arasında basıldı.
——————————————————————————–
Burkay’ın kimi teorik ve siyasal nitelikteki eserleri:
1- Türkiye Şartlarında Kürt Halkının Kurtuluş Mücadelesi; inceleme-araştırma, Türkçe, 1973 yılında Almanya’da, Ronahi yayınları arasında, “Hıdır Murat” adıyla yayınlandı. Burkay’ın Kürt sorununa ilişkin temel görüşlerinin derli-toplu biçimde ilk ifade edildiği eser.
2- Milli Demokratik Devrim; teorik çalışma, Türkçe, Ronahi Yayınları, 1973, Almanya.
3- Sosyal Emperyalizm Sorunu ve Türkiye’de Maocu Akım; teorik çalışma, Özgürlük Yolu Yayınları, 1976, Ankara.
4- Milli Mesele ve Doğu’da Feodalite-Aşiret; inceleme, Türkçe, 1976 yılında Ankara’da Özgürlük Yolu Yayınları arasında, yazar adı “C. Aladağ” olarak basıldı. Daha sonra yurt dışında Komkar yayınları arasında ve adında “Doğu” yerine Kürdistan kullanılarak ikinci kez basıldı.
5- Kürdistan’ın Sömürgeleşmesi ve Kürt Ulusal Hareketleri; inceleme, Türkçe, 1978’de Ankara’da, Özgürlük Yolu Yayınları arasında, yazar adı C. Aladağ olarak basıldı. Daha sonra yurt dışında Burkay’ın kendi adıyla yeni baskısı yapıldı.
6- Emperyalizm ve Kültür; teorik çalışma, 1978 yılında Ankara’da, TÖB-DER Yayınları arasında basıldı.
7- Devrimcilik mi Terörizm mi? PKK Üzerine bir inceleme, Türkçe, Özgürlük Yolu Yayınları, 1984, Avrupa.
8- Kürt Sorunu, Barış, Demokrasi; Deng dergisinde ve Azadi gazetesinde Ali Dicleli adıyla yayınlanan yazılar. Yine aynı isimle, 1995 yılında Deng Yayınları arasında basıldı.
9- Seçme Yazılar, Cilt-1; Deng Yayınları, 1995-İstanbul.
10- Seçme Yazılar, Cilt-2; Deng Yayınları, 1996-İstanbul.
——————————————————————————–
Burkay’ın broşür halinde yayınlanan ürünlerinin bir bölümü ise şunlar:
1- Küçük Burjuva Sapmaları ve Tutarlı Sosyalist Politika; 1979, Roj Yayınları.
2- 14 Ekim Seçimlerinde Kitlelere Gerçek Kurtuluş Yolunu Gösterelim; 1979, Roj yayınları.
3- Sosyalist Ahlak Üzerine; 1988, TKSP Yayınları.
4- Devrimci Demokratlar Üzerine ve UDG Neden Hayata Geçmedi; 1981, Özgürlük Yolu Yayınları;
5- İran ve İran Kürdistanı devrimi, 1982, TKSP Yayınları;
6- Parti Üzerine; 1982, TKSP Yayınları;
7- Parti Militani İçin, 1988, TKSP Yayınları;
8- TKSP – İlkeleri, Mücadele Anlayışı; 1988, TKSP Yayınları.
9- TKSP Yurt Dışı Konferansı Tezleri; 1989, TKSP Yayınları.
10- Kadın Sorunu; 1996, Deng Yayınları, İstanbul.
11- Din ve Siyaset; 1996, Deng Yayınları, İstanbul.
12- 25 Yıl – İlkeli, Uzun Soluklu Bir Mücadele, 1999-Köln, PSK Yayınları
13- PSK ne diyor, ne istiyor? 2003-Roja Nu yayınları.
Bunlardan ayrı olarak Burkay anılarını da yazdı. Ekleriyle birlikte yaklaşık dört cilt tutan anıların birinci cildi “Anılar-Belgeler, Cilt-1″ adıyla, Kasım 2001’de, Roja Nu, yuntiçinde ise DENG yayınları arasında basıldı.
Adım Adım Özgür Kürdistan/gezi-gözlem, mart 2006′da DENG YAyınları tarafından basıldı.
Burkay, 1964 yılında evlendi ve ilk eşinden 1974 yılında ayrıldı. 1976 yılında ikinci kez evlendi. Dördü kız, biri erkek beş çocuğu var.
(*) Bu yazı http://www.kurdistan.nu sitesinden alınmıştır.
Yorum�Yorumlar yazan: ruzgarbarancan — Temmuz 12, 2007 @ 10:34 am
SEVGİLİ BARAN
Sevgili Baran
Bana benzemiş gibisin
Sözünün eri ve afacan
Büyüyünce
Belki köylü mahçupluğu olmayacak sende
Belki sen ozan olmayacaksın
Ve devrim işi uzun sürerse eğer
Eğer görüşemezsek
Ve yine beni merak edersen
Bizim oralara git
Aylardan mayıssa otlar diz boyudur
Koca badem çiçeğe donanmıştır
Sorsan anlatır beni
Hem benim çocukluğumu bilir o, hem dedeminkini
Cevizlere gelince onlar hep öyledirler
Bir sincap gibi dolaşırdım aralarında
Boğumları, dalcıkları bir bir aklımda
Onlarda unutmuş olamaz
Niceydi çocukluk türkülerim, düşlerim
Sorarsan anlatırlar
Sıkılınca dere boyuna in, otlara uzan
Ama sakın kurbağalara taş atma
Biz çocukken sevdiklerimizin canını yakardık
Sen yakma
Bizim oranın bulutlarını
Bilsen ne çok özledim
Gökyüzü de hani pırıl pırıldır
Ve geceleri yıldızlar
Taze balık gibi cıvıl cıvıldır
Ateş böcekleri gönderirler çocuklara
Ama bir sağanak bastırırsa derede oyalanma
Az sonra bir sel geçer yıldırım hızıyla
Yağmur sonu ne güzel kokar toprak
Dilersen yürü meşeliklere
Bir sümbül kopar, kelebekler nasıl uçar bak
Dilersen Sava’nın yolunu tut
Serin yel terlerini kurutur
Sevgili baran
Sen büyüyünce belki koca badem ölmüş olacak
Ama arılar yine olacak başka bademlerin üzerinde
Yaşlı cevizlerimizi de öldürmezlerse eğer
Ve boynu nasırlı dardağan ağaçlarını
Beni sana anlatacak bulunur
Ama onları yok etsene faşizm
Söğütler yine dal sürer
Nevroz çiçeği yine dal sürer topraktan
Belki geceleri harman makinalarının sesi
Artık duyulmayacak
Ve akşamları işten dönerken
Sevda ve yiğitlik üstüne
Eski hazin şarkılar olmayacak
Elbet şen, şakrak ve gür
Zafer havaları çalacak sizinkiler
Kemal Burkay
Yorum�Yorumlar yazan: ruzgarbarancan — Temmuz 14, 2007 @ 9:30 am